mel[impressions]

- me & my impressions -
forever 'under construction'
© 2013 – deutsch, türkçe, english by mel[impressions]

cemal-sureya:

İşte yine geldi Eylül ayı, güz ayı, hüzün ayı,yalnızlık ayı….
Bütün yaz sevdiniz,seviştiniz,sıcak üç ayın hakkını verdiniz belki de,sonrasını düşünmeyen insanlar gibi şimdi ne olacak diye hiç düşündünüz mü ? En basit sorudur, Peki şimdi ne olacak ….
Üşüdüğünüz şehirlere yavaş yavaş dönüşleriniz başladı.Geçen hafta denizinin kıyısında,belki başkasının yamacında uyandığınız günü hatırlayarak,kalabalık şehirlerde yalnız uyandı çoğunuz …Bizlerle mi ? Yalnızdık…!
İki çeşit yalnız var bana göre..Yalnız olanlar ve yalnız kalanlar.
Yalnız olanlar daha işin başında maalesef. Onun için hala umut vardır. Hatta, durumu gayet iyidir. Zira daha yaşamaya yeni başlayacaktır. 
Ya yalnız kalanlar? 
Yalnızlık bir tek kelime. Söylenişi ne kadar kolay. Oysa taşıması ne kadar zordur bilen için….Boğulacak kadar yalnız olanların,kalabalık günaydınları da olmaz.Şehir önemli midir yalnızlık için? Adı çokça kullanılan bir kent  kadar kalabalıktır bazı insanların yalnızlığı….
Aslında bu kadar şikayet  ediyor gibi görünüyoruz tek başına yaşamdan ama,yalnızlık da bir şeyler katıyor insana.
Mesela daha çok seviyor insan durduk yere,bir günaydının kıymetini biliyor,parfüm kokularını ayırt edebiliyor tende,sigaraya zam gelmesi bir o kadar umurunda olmuyor.Gereksiz kavgaların nedenlerini daha çok biliyor.dudak bükmelerin nedenlerini sıralayabiliyor bir bir.Küsmek gibi bir şey yalnızlık.İnsan ilk olarak kendine küsüyor,kedi köpeği daha bir sadık biliyor ömrüne,insanların neden gittiğini artık biliyor…
Epeyce göçebe yaşadım biliyorum şu hayatta kendime.yarası yarasına denk gelenlerin birbirini sevmesinden çok,hep yara açıp gidenleri sevmem acemliğimden ….zaafım geri zekalı bir meleğin attığı oktan çok,insanlara fazla inanmam ve akıllanmamanın verdiği bir saflık …
Neyse Hüzne,karamsarlığa,aşk acısına,yalnızlığa ve bir çok boktan melankolik reaksiyona doğal dekorun tadını çıkartma vakti artık.Ve  geldi sonunda,sonbaharım geldi …Hoş geldin uykusuz gecelerim …! barışın aşkın .. şiirin güzelliği eylül’ün üstüne olsun ….

hoş geldin Eylül….

cemal-sureya:

İşte yine geldi Eylül ayı, güz ayı, hüzün ayı,yalnızlık ayı….

Bütün yaz sevdiniz,seviştiniz,sıcak üç ayın hakkını verdiniz belki de,sonrasını düşünmeyen insanlar gibi şimdi ne olacak diye hiç düşündünüz mü ? En basit sorudur, Peki şimdi ne olacak ….

Üşüdüğünüz şehirlere yavaş yavaş dönüşleriniz başladı.Geçen hafta denizinin kıyısında,belki başkasının yamacında uyandığınız günü hatırlayarak,kalabalık şehirlerde yalnız uyandı çoğunuz …Bizlerle mi ? Yalnızdık…!

İki çeşit yalnız var bana göre..Yalnız olanlar ve yalnız kalanlar.

Yalnız olanlar daha işin başında maalesef. Onun için hala umut vardır. Hatta, durumu gayet iyidir. Zira daha yaşamaya yeni başlayacaktır. 

Ya yalnız kalanlar? 

Yalnızlık bir tek kelime. Söylenişi ne kadar kolay. Oysa taşıması ne kadar zordur bilen için….Boğulacak kadar yalnız olanların,kalabalık günaydınları da olmaz.Şehir önemli midir yalnızlık için? Adı çokça kullanılan bir kent  kadar kalabalıktır bazı insanların yalnızlığı….

Aslında bu kadar şikayet  ediyor gibi görünüyoruz tek başına yaşamdan ama,yalnızlık da bir şeyler katıyor insana.

Mesela daha çok seviyor insan durduk yere,bir günaydının kıymetini biliyor,parfüm kokularını ayırt edebiliyor tende,sigaraya zam gelmesi bir o kadar umurunda olmuyor.Gereksiz kavgaların nedenlerini daha çok biliyor.dudak bükmelerin nedenlerini sıralayabiliyor bir bir.Küsmek gibi bir şey yalnızlık.İnsan ilk olarak kendine küsüyor,kedi köpeği daha bir sadık biliyor ömrüne,insanların neden gittiğini artık biliyor…

Epeyce göçebe yaşadım biliyorum şu hayatta kendime.yarası yarasına denk gelenlerin birbirini sevmesinden çok,hep yara açıp gidenleri sevmem acemliğimden ….zaafım geri zekalı bir meleğin attığı oktan çok,insanlara fazla inanmam ve akıllanmamanın verdiği bir saflık …

Neyse Hüzne,karamsarlığa,aşk acısına,yalnızlığa ve bir çok boktan melankolik reaksiyona doğal dekorun tadını çıkartma vakti artık.Ve  geldi sonunda,sonbaharım geldi …Hoş geldin uykusuz gecelerim …! barışın aşkın .. şiirin güzelliği eylül’ün üstüne olsun ….

hoş geldin Eylül….

mesutbahtiyarolacak:

gözümü bağlıyorlar…. korkma sevgilim….gözümü….. Gönlümü değil….…bir güzel renk değiştiriyorum… korkma.. !!!yürek değil…. renk değiştiriyorum sadece….…Yılmaz Odabaşı

mesutbahtiyarolacak:

gözümü bağlıyorlar…. korkma sevgilim….
gözümü….. Gönlümü değil….

bir güzel renk değiştiriyorum… korkma.. !!!
yürek değil…. renk değiştiriyorum sadece….



Yılmaz Odabaşı

mesutbahtiyarolacak:

Tek bir gerçeği var aşkın;
"Karşındakinin adam olup olmadığını, aşıkken değil
ayrılırken anlarsın…”
Ceyhun yılmaz

mesutbahtiyarolacak:

Tek bir gerçeği var aşkın;
"Karşındakinin adam olup olmadığını, aşıkken değil
ayrılırken anlarsın…”





Ceyhun yılmaz

Anonymous said: sigara ne alaka

Sigara içen bana itici geliyor :p

… uyumam gerek.
Gute Nacht.

Sigara içiyorsan yazma herif.

jedavu:

Man Sitting on Gears Symbolizes the Relationship Between Humans and Machines

Soheyl Bastami is an Iranian sculptor who creates work out of everything from sand to iron and wood. One of his more recent pieces, Extreme, is an elaborate sculpture in which Bastami welded metal parts together into an elaborate and elegantly crafted curved structure that stands approximately 2.2 feet x 1 foot x 1 foot.

Anonymous said: olmaz ben tam istiyorum

O halde blogumdakiler sana puzzle olsun :)

Anonymous said: yarısını değil de hepsini eklesen yüzünün olmaz mı yanakları elma kız

Olmaz. Biraz anonim kalayım diyorum. Nasıl olsa bir sürü selfie’lerim var blog’umda yüzüm yarım veya gözlerim kapalı olsa bile. Idare et :)))

Anonymous said: profil

Ben.

Anonymous said: fotodaki kim

Hangi???

geceninsondemi:

bir şeylerin dışındayım, biliyorum. daha doğrusu bir şeyler bensiz sürüp gidiyor.- tomris uyar

geceninsondemi:

bir şeylerin dışındayım, biliyorum. daha doğrusu bir şeyler bensiz sürüp gidiyor.

- tomris uyar

Hamamda keselenirken:


Köpüklü masaj,-

no comment.

Öp. Kokla. Yat. Sarıl. Uyu.

melimpressions:

“Geçiyor bir çok şey, 
adına alışmak diyorlar
Eski dostlar düşman, 
plastik sandalyeler 
ve elastik ilişkiler…”

Murat Özel

melimpressions:

“Geçiyor bir çok şey,
adına alışmak diyorlar

Eski dostlar düşman,
plastik sandalyeler
ve elastik ilişkiler…”

Murat Özel

Ölmeseydin ölmiyecektim yaşarken.

melimpressions:

-
melimpressions, kendimle konuşmalarım 4,5